“Kaynana pamuk ipliği olup raftan düşse, gelinin başını yararmış” , “Gelinin dini yok, kaynananın imanı” gibi atasözleri, deyişler, manilerle dolu kültürümüz. Gelin kaynana arasındaki ilişkiye dair söylenecek çok şey olduğu böyle malzemelerin bolluğundan bile belli. Yine de gelin kaynana ilişkisi üzerinden ön yargılı olmamaya çalışmak en önemli şey her iki taraf için de. İnsan ilişkileri konusunda özenli olmak gerektiğini unutmadan, hızlıca olumlu yönde değişmesini umduğumuz gelin kaynana ilişkisinde ortaya çıkan 11 durumu derleyelim dedik. Peki neden? Çünkü bir gün var ki o günün adı Kaynanalar Günü. Her sene 15 Haziran’da kutlanan Kaynanalar Günü (uluslararası olduğu için Dünya Kaynanalar Günü olarak da biliniyor) gelin kaynana ilişkilerini gündeme getirmeyi gerekli kıldı, diyebiliriz.

Asla Bitmez: Yemek Sorunsalı
Gelin kaynana atışması söz konusu olduğunda birbirlerinin yemeklerini beğenme/beğenmeme, kulp takma, herkesin kendi tarifini övmesi, tencere başına dikilme, onu az koy, bunu çok koy gibi mevzular çıkabiliyor. Halbuki, yemek yemektir, ne olacak ki, yenir.
Asla Beğenilmez: Temizlik Sorunsalı
Gelin kaynana ilişkileri söz konusu olduğunda genelde daha deneyimli olan kaynana tarafı gelinin kendine has temizlik yöntemlerini beğenmeyebiliyor. Elbette tam tersi de oluyor, olmuyor değil. Bırakalım herkes kendi evini kendi yöntemleriyle temizlesin diyerek daha rahat bir gelin kaynana ilişkisi kurmak mümkün oysa.


Tutumluluk Sorunsalı
İşin içine gelinin çok para harcaması meselesi girdi mi kaynanalar bazen önü alınamaz bir biçimde harcamalara karışma eğilimi gösterebiliyor. Zira gelinler için de kaynananın maddi istekleri bazen sorun olabiliyor. Oysa bırakın gelin kaynana olmayı, kendinize yakın gördüğünüz herhangi biriyle bile para meselesini söz konusu etmek çok da uygun değil, öyle değil mi?
Düğün Mekanı Kavgaları
Bir taraf oğlumu evlendiriyorum, diğer taraf en mutlu günüm, hayatımda bir kez olacak diyerek düğünün gerçekleşeceği mekân konusunda farklı hayallere sahip olunca gelin kaynana atışması neredeyse kaçınılmaz hale geliyor. Oysa her zaman daha makul çözümler ve ortak bir diğer yol da bulunabilir. Karşılıklı inat etmemek lazım.


Alışveriş Savaşları
Evli olanlar bilirler ya da yakın arkadaşlarından tanık olanlar da vardır: Gelin kaynana alışverişe çıkıldığında bir tür görünmez gerginlik süregelir ortamda. Gelinin istekleri, kaynananın istekleriyle uyuşmaz. Kaynana her şey tam olsun der, gelin çok da önemsemez, derken gelin kaynana atışması baş gösterebilir. Uyumlu olmayı ilke haline getirince belki böyle şeyler de yaşanmaz.
Gelin Kaynana Sorunlarının Vazgeçilmezi: Takı
Takı Türkiye kültüründe nedense bir türlü aşılamayan meselelerden biri gelin kaynana ilişkisi söz konusu olduğunda. Ne taktı, nasıl taktı gibi sorular ve takının sevgi ve saygı meselesine dönüşmesi gelin kaynana ilişkisi için yıpratıcı konulardan biri. Böyle şeylere sinir olup huzuru kaçırmaya değmez ama yine de siz bilirsiniz.


Ev Düzeni
Temizlik ve alışveriş ile bağlantılı olarak düşünebileceğimiz ev düzeni sorunu da gelin kaynana ilişkisi içinde pek sık görülüyor. Kaynana tarafının evin şekline, şemaline, çekmecelerin düzenine kadar karışması gelinleri çileden çıkarıyormuş, öyle duyduk. Herkes kendi düzenini kendine göre kursa bizce sorun kalmaz gerçi.
Çocuk Ne Zaman?
Çocukların bakımı, eğitimi, hatta çocuk yapıp yapmama meseleleri de gelin kaynana arasında türlü çatışmalar doğurabiliyor. Öncelikle çocuklar en önemli varlıklarımız. Dolayısıyla gelin kaynana atışması için haddinden fazla önemliler. Kaynana bildiğini okur, gelin de diretirse çocuk konusunda başarılı bir ilişki yürütmek mümkün olmayabilir. Bizce karşılıklı deneyim paylaşımı burada gelin kaynana arasındaki çocuk üzerinden giden tartışmaları hafifletebilir.


Bir Vazgeçilmez Daha: Arabanın Ön Koltuğu
Biraz komik bir sorunsal olarak koltuk savaşlarından bahsedelim kısaca. Kaynana arabaya oğlumun arabası diye biner, gelin de kocamın arabası. Oğlu/kocayı kıstas olarak almayınca ön koltuk meselesi de kim oturmak isterse o otursun seviyesine çekilebilir. Neticede söz konusu bir araba ve arabanın ön koltuğu, ayağınızı yerden kessin yetmez mi?
“Bu kız sana layık değil” ve Niceleri…
Bu en derin gelin kaynana ilişkisi sorunlarından biridir. Kaynana gelinini temsil ettiği aileye layık bulmaz, gelin de kaynanasını. Ancak böylesine olumsuz bir duygu gelin kaynana ilişkisi açısından yapıcı ve duyarlı olmaktan ziyade yıkıcı ve yıpratıcıdır. Mutlu olmak istiyorsa, iki taraf da birbirini aşağılamadan ilişki yürütme niyetinde olmalı diyelim.


Ve Tabii ki Oğlunu Paylaşamama…
Oğlan annesi olunca şöyle bir algı oluyor: Paylaşmak zorunda kalmak. Oysa oğulları kendi iradesiyle yaşayan bir insan ve özgürce birlikte yaşayacağı kişiyi seçiyor. Gelinler de eşlerinin annelerini rakip olarak görmemek konusunda kendilerini rahatlatmak zorundalar.